Ana Sayfa > Projeler > Nakavt



Nakavt - Hüseyin Türk

0001.jpg
001.jpg
002.JPG
003.jpg
004.jpg

005.jpg
006.jpg
007.JPG
008.JPG
009.JPG

010.jpg
011.jpg
012.jpg
013.jpg
014.jpg

015.jpg
016.jpg
017.jpg
018.jpg
019.jpg

020.jpg
021.jpg
022.jpg
023.jpg
024.jpg

025.jpg
026.jpg
027.jpg
028.jpg
029.jpg

030.jpg
031.jpg
032.jpg
033.jpg
034.jpg

035.jpg
036.jpg
037.jpg
038.jpg
039.jpg

040.jpg
041.jpg
042.jpg
043.jpg
044.jpg

045.jpg
046.jpg
047.jpg
048.jpg
049.jpg

050.jpg
051.jpg
052.jpg
053.jpg
054.jpg

055.jpg
056.jpg
057.jpg
058.jpg
059.jpg

060.jpg
061.jpg
062.jpg
063.jpg
064.jpg

065.jpg
066.jpg
067.jpg
068.jpg
069.jpg

10 ların ellerinin yumruklarının gövdelerinin ve kaslarının karşısına bir işaret parmağı ve tek gözü ile çıkıyorsa fotoğrafçı; gözleriyle gördüğü gibiyse aktardıkları; zamana not düşülmüş bu şiddetli ve görsel estetiğinde naif kareleri yorumlarken ben size ne bokstan ne de bu sporun inceliklerinden bahsedemem gördüklerimle kurduğum cümlelerden başka bir şey yazamam. Bahsedebileceklerim hissettiklerim ve bunları anlatırken yan yana dizebileceğim kelime oyunlarım.
 
9 façalı kolun ışığı aldığı gibi, kum torbasının karşısında saygıyla eğilen boksörün yorgunluğunda ve ustasının nasırlı ellini saygıyla öpen boksörün efendiliğinde şu hep kolaylıkla atfedilen barbarlık ve vahşiliği görebiliyor muyuz? Objektifin arkasında, fotoğrafın karşısında. Yanıt belli belirsiz sizde de şekilleniyorsa gerçeğe dair bir şeyleri anlatmaya başlamıştır fotoğraflar.
 
8 düğüm atılmış ve sonrasında ringe bırakılmış boks eldiveninde, az evvel bütün gücünü tüketmiş dinlenmeye giden boksörün dinlensin diye ringe bıraktığı eldivenleri de uzanmış sanki bir gün batımını izlemekte.
 
7 ği yumrukların hesabı nasıl tutulmamışsa atılan yumruklar da hesaplanmamış, orada bir savaş var, bedenin ağırlığının ve omuzlara yüklenmiş ağırlıkların savaşı. Bir kol kalkabilir ancak bu karmaşanın sonunda, tedirgin beklerken hakemlerin kararını yüzlerine bakınca o ağırlığın ne kadar fazla olduğunu görün.
 
6 ndan bakarken ringin iplerinin, haylaz bir çocuk gibi görünen antrenör ve hemen arkasında boksör son bir şeyler dinliyor menajerinden bu üçgenin içinde bir yaşam sözü var sanki, birbirlerinden kopmayan sıkı sıkı kenetlenmiş bir yaşam yoldaşlığı, bir aile.
 
5 yazan bir levha güzel bir kızın ellerinde havaya kaldırılmış, gülümsemekte. O an boksörleri görmek istiyor gözlerim o rakama bakıp neler düşündüklerini hissetmek istiyorum. 5 sona doğru mu? 5 geride kalan mı? Birazdan bir başka rakam daha görebilecek miyim acaba düşüncesi mi?
 
4 köşe beş metre kare bir alan içinde olan bitenlerin sonsuzunda, siyah beyaz görüntülere dönüşüyorken bir müsabaka, biz kendi alanımızda oturmuş izlerken bütün bu olup bitenleri, orada o anda, en tepede,  bir sandalye üstünde, bacaklarını uzatmış oturan izleyicinin gördüğü gibi mi görüyoruz yaşamı bu karenin içinde, yoksa bizler daha mı tepeden bakıyoruz bütün bu olup bitenlere bir deklanşör zamanı donup kalan yaşamın içinde?
 
3 ncü kişiyiz biz artık o ringde anlamaya başladıkça o ringi ve üzerindekileri. Gardımızı alıp bekliyoruz yaşantımızdaki gibi ya da en kolayını seçip yabancılaşıyoruz yokmuş varsayıyoruz ya da daha kötüsü tıpkı yaşantımızdaki gibi. Ne bir yumruk yiyoruz ne ter içinde kalıyoruz ama kolaylıkla dahil oluyoruz fotoğraflarla oraya. Ama bir farkındalığın sınırlarındayız ya da ...yım. Muhammed Ali benim Vietkongla bir sorunum yok derken aynı gün Eddie Adams ona Pulitzer ödülü getiren bir fotoğraf çekiyor. Bu ikisi arasında ki bağ kadar gerçek bir bağ oluşuyor yaşamda gördüklerimizle bizim aramızda.
 
2 lemde kalmadan yazamadım fotoğrafların içeriğine dair bir şeyler vardı ancak ben içimdekileri yazdım rakamlarla oynayarak o en kritik rakamlarla, geriye doğru sayıldığında sonu getiren rakamlarla. Zorlama oldu kimi yerde ama geriye sayılırken, zihni saran endişe ile kullanılan her kelime biraz zorlama biraz anlamsız değil midir? Bana bu kadar yazma gücünü veren fotoğrafların gücü, onlar benim verdiğim rahatsızlığı nasılsa alıp götürecek sizden.
 
1 az sonra bu sayfayı kapatacaksınız ve güne kaldığınız yerden devam edeceksiniz, ne fotoğrafçının ne de sporcuların bundan haberleri bile olmayacak; ama eminim siz fotoğrafçının gözü ile bakarken fotoğrafçı sizi, siz onlara bakarken boksörler sizin onlara baktığınızı hissedecekler. Bu sayfa kapandığında gelecek olan aslında sadece...
 
NAKAVT...
 
                                                                                                               Can GAZİALEM

 

 

Hüseyin Türk

 

1977, Ankara doğumludur. Ankara Üniversitesi’nde grafik tasarımcı olarak meslek hayatına devam ediyor. Tasarımdaki altyapısını son dönemde fotoğrafta yoğunlaştırarak Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği’nde Temel ve İleri Düzey Fotoğraf Eğitim Senimerlerini 2006 ve 2007 yıllarında bitirdi. Afsad, Cengiz Oğuz Gümrükcü & Mehmet Turgut Deneysel Fotoğraf Atölyesi'ne katıldı. Ardından Mart-2007’de Afsad’a üye oldu.


Yönetim Kurulu Üyeliği ve İleri Düzey Eğitim Seminerinde danışmanlık görevlerine devam etmektedir.


Şimdiye kadar dokuz adet karma sergiye katıldı. ‘Buyrun Er Meydanına’ adlı ilk kişisel sergisini Kasım 2007’de açtı.

 

http://www.huseyinturk.com

Proje sahibine iletmek istediğiniz mesajı form aracılığıyla gönderebilirsiniz.

Adınız:[ ! ]
Soyad:[ ! ]
E-Mail:
Konu:
Mesajınız:
Onay Kodu: Captcha
Onay Kodunu Girin:[ ! ]
 



Share



   


COG Sitesi için tıklayın. Tasarım: CANDENİZ Bu işin arkasında kimler var ! Sitenin tüm bölümlerini birlikte gör.