Ana Sayfa > Projeler > Ankara 2010 Direniş Başkenti AFSAD Fotograf Sergisi



Ankara 2010 Direniş Başkenti AFSAD Fotograf Sergisi

AFSAD_Afis.jpg
adnan_kucuksagir-1.jpg
ahu_ozveri-1.jpg
ahu_ozveri-2.jpg
arslan_yazar-1.jpg

arzu_ozgen-1.jpg
asli_zorba_yilmaz-1.jpg
asli_zorba_yilmaz-2.jpg
aygun_akagunduz-1.jpg
aysegul_karalar_sahin-1.jpg

burhanettin_donmez-1.jpg
burhanettin_donmez-2.jpg
burhanettin_donmez-3.jpg
cem_artantas-1.jpg
cem_artantas-2.jpg

cem_artantas-3.jpg
cem_gurbetoglu-1.jpg
cem_gurbetoglu-2.jpg
cigdem_atar-1.jpg
cigdem_atar-2.jpg

derya_buyuktanir-1.jpg
derya_demir-1.jpg
didem_koral-1.jpg
didem_koral-2.jpg
didem_koral-3.jpg

didem_koral-4.jpg
dogan_araz-1.jpg
dogan_araz-2.jpg
dogan_araz-3.jpg
doganay_sevindik-1.jpg

doganay_sevindik-2.jpg
doganay_sevindik-3.jpg
doganay_sevindik-4.jpg
doganay_sevindik-5.jpg
eda_irkilata-1.jpg

eda_irkilata-2.jpg
elif_koca-1.jpg
elif_koca-2.jpg
figen_aydogdu-1.jpg
hasan_islam.jpg

hatice_kara-1.jpg
huseyin_turk-1.jpg
huseyin_turk-2.jpg
huseyin_turk-3.jpg
huseyin_turk-4.jpg

huseyin_turk-5.jpg
ismail_boyraz-1.jpg
kudret_erdogan-1.jpg
mebrur_hatunoglu-1.jpg
mebrur_hatunoglu-2.jpg

mebrur_hatunoglu-3.jpg
mehmet_ozer-1.jpg
mehmet_ozer-2.jpg
mehmet_ozer-3.jpg
mehmet_ozer-4.jpg

mehmet_ozer-5.jpg
mehmet_ozer-6.jpg
mine_gokce_sahin-1.jpg
mine_gokce_sahin-2.jpg
nail_yollu-1.jpg

nail_yollu-2.jpg
nail_yollu-3.jpg
nail_yollu-4.jpg
nazan_ersoy-1.jpg
nazan_ersoy-2.jpg

nazan_ersoy-3.jpg
nazan_kose-1.jpg
nedim_ozan_tekin-3.jpg
nedim_ozan_tekin-4.jpg
nursen_cosar.jpg

orhan_kose-1.jpg
orhan_kose-2.jpg
sebahattin_alacam-1.jpg
selma_altundis.jpg
serap_idil.jpg

serife_yavuz-1.jpg
serife_yavuz-2.jpg
sibel_sahin-1.jpg
sinan_vargi-1.jpg
sinan_vargi-2.jpg

sinan_vargi-3.jpg
sinan_vargi-4.jpg
sinan_vargi-5.jpg
sultan_biler-1.jpg
tugba_besel-1.jpg

tugba_besel-2.jpg
turkan_namlucu-1.jpg
yasar_sahin-1.jpg
yusuf_duman-1.jpg
yusuf_duman-2.jpg

yusuf_duman-3.jpg
yusuf_duman-4.jpg

Ankara 2010 Direniş Başkenti AFSAD Fotograf Sergisi


KALDIRIM TAŞLARI ANLATIYOR - Hilmi ASLAN

Ankara’da Kızılay’da, Sakarya ve diğer sokaklardaki kaldırım taşları kendi aralarında konuşuyorlardı. -Yapılan eylem için Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir ilk, Avrupa işçi direniş tarihinde son on yılın en önemli işçi hareketiymiş diyorlar, biliyor musunuz? Bir diğer kaldırım taşı; Yahu kardeşim ser sefil, aç susuz, soğukta karda, kışta bu nasıl direniş ki Avrupa işçi tarihine geçiyor..  -Valla ben bilmem arkadaş ben şanslıyım Trabzon çadırı bizim üzerimize kurdu. Direniş tarihine bizde geçtik. Karşıdan bir kaldırım taşı seslendi. - Bizimde üzerimizde Hataylıların çay ocağı var biliyor musun? Üniversiteli Çiçek’in çadır kurduğu kaldırım taşları, Afsad’lı fotoğrafçıların çadır kurdukları kaldırım taşları, Adıyaman Besni’lilerin, Diyarbakır, İzmir ve diğerlerinin çadır kurduğu kaldırım taşları seviniyorlardı. Tarihe bizimde katkımız oldu diye. Ne mutlu onlara ki Zonguldak maden işçilerinin direnişleri gibi Türk işçi tarihine şanlı bir dip not düşen Tekel İşçilerine ev sahipliği yapıyorlardı, bu kaldırım taşları. Üzerlerinde önceleri, sadece elbiseleri ile yatan sonra ateş yakan daha sonra o ünlü direniş çadır mabetlerini yapan işçileri dinliyor, seyrediyor, üzülüyor bazen de seviniyorlardı. Barlar sokağından çıkanların saat ikide hatta üçte salınarak yürüyüşlerine, dilleri dolaşarak yaptıkları konuşmalara yıllarca tanıklık yapmıştı bu taşlar. Bu gelenler haktan hukuktan, yetim hakkından söz ediyorlardı.


Geceleri, bir yaşında çocuğunu Adana’da bırakan kadın işçinin inleyerek ağlamasını dinlemişlerdi. İzmirli kadın işçi Ankara’ya gelmiş, eylemlere katılmış ve ilk üç günlük açlık grevine katılmıştı. Şimdiki iktidar partisine oy veren anne ve babası onu evlatlıktan reddetmişlerdi. Hiç evlenmemişti. Eylem bittiğinde onların yanına dönmeyeceğini söylüyordu. Eğer alsalar süresiz ölüm orucuna gireceğini söylüyordu, gözleri derinlere dalarak. Bu yiğit direnişçi kadının, derin derin düşünerek sabahlamalarına da tanıklık etmişti kaldırım taşları. Üzerelerinde son elli beş gündür öğrenciler, siyasi partiler, Sakarya Bar emekçileri, basın emekçileri geçmişlerdi. Her geçen gurup sloganlar atıyor, halay çekiyor ve çadırlara girip konuşmalar yapıyordu. Bireysel eylemciler, bireysel destekçiler de vardı kaldırım taşlarının üzerinde. Çoğunu takip edemiyorlardı. Sonra karnelerini alıp yanlarına gelmeyen anne ve babalarını ziyarete gelen çocuklarda vardı. Daracık baraka çadırlarda tepiniyorlardı. Su yok, tuvalet yok, mutfak yoktu. Gelen konuklara cevap vermiyorlardı. Sessiz ama kızgındılar. Çünkü anne ve babalarının hep kendileriyle ilgilenmelerini istiyorlardı. İşte kaldırım taşları çocukların ruhlarındaki fırtınalara tanıklık yaptılar hep birlikte. Daha önce hiç bu kadar seyyar satıcıyı bir arada görmemişlerdi. Halka tatlıcılar, tavuk pilav satıcıları, balık ekmek satıcıları, simit satıcıları her köşe başında vardı.

Bütün bu kalabalık ve izdihama rağmen dikkatlerini çeken bir şey vardı. Yerler işçiler olmadığı zamankinden daha temizdi. Bütün çadırlarda çaylar demleniyor, yemekler yeniyor, hatta Antalya’dan bir kamyon portakal, Bodrum’dan bir kamyon mandalina gelmiş ve hepsi yenmiş olduğu halde, yerler yine de çok temizdi. Bu duruma kaldırım taşları hayret ettiler hep birlikte. Geveze Tv’ciler ve gazeteciler de vardı kaldırımların üzerinde. Bunların gelişlerini hiç görmemişlerdi. Arabaları ışıkları ve üçayaklı kamera sehpaları ile uzun-kalın kablolarını çekiyor ellerine mikrofonu alıp işçilerle haberleri bekliyorlar. Sonra hızlı ve yüksek sesle başlıyorlar heyecanla anlatmaya.

Şiir okuyan şairleri dinlediler kaldırım taşları. Ne güzel söylüyor -Gül Diyor ki: İsyan, şiirini. Ayrıca biz kaldırım taşlarının bile artık söylediği –Bıçak Kemiğe Dayandı şiirini. Bu kadar içten, bu kadar hüzünlü, bu kadar inanmış bir halk kitlesini hiç görmedim diyordu Muş çadırının altındaki kaldırım taşları. –Arkadaş biz Taşlar bile utanıyoruz insanlara yapılan bu zulüme, insanlar nasıl utanmıyorlar.


DİRENİŞ ALANINDA  BİREYSEL EYLEMCİLER  VAR  - Hilmi ASLAN
                      
Suna İPEK Erzurumlu 54 yaşında. Atatürkçü Düşünce Derneğinde  ve bazı derneklerde gönüllü olarak çalışmış bir ev hanımı. Şu anda başta şeker hastalığı olmak üzere bazı hastalıkları bulunmakta. Eşi kamuda yıllarca çalışmış ve emekli olmuş. Çocuklarını büyütmüş evlendirmişler. Şimdi karı koca torunlarıyla vakit geçirip emekliliğin tadını çırkarmaktaydılar. Taki Ankara’da eylem yapan tekel İşçilerini televizyon haberlerinde görünceye kadar. Yanında  otuz beş yaşındaki küçük kızıyla, işçilerin eylem alanını gezdikten sonra, çadırlardan biraz uzakta,kenarda durmuş düşünüyorlardı. Yanlarından geçerken  bu durumları dikkatimi çekti.Merhaba diyerek yaklaştım. -Üzücü bir durum, bu insanlara yazık değimli bu kışın ortasında, böyle eylem  yapmak zorunda bırakıyorlar, diye sözlerine başladı. -Siz işçilerin yakınımısınız, diye sorduğumda; -Hayır ben haberlerden izledim  ve çok üzüldüm evladım, dedi. Bu sırada ağlamaya başladı. Çantasını açmaya çalıştı. Gözleri yaşarınca gözlükleri buğulanmıştı. Çıkardığı  kağıt mendille burnunu sildi. Bu arada bir sigara çıkarıp yaktı. Kızının  yüz ifadesi başından beri  üzüntülüydü. Konuşmuyordu ama sanki söyleyecek çok sözü vardı. Hem sigarasını içiyor hem de söyleniyordu.Hükümete, yetkililere kızıyor kendince çözümler öneriyordu. En çok  da işçilerin burada sokakta yatacaklarına (kendi deyimiyle) dayanamıyordu. Ben kendimi tanıttım ve burada bulunma amacımızı anlattım. Bizlerin elimizden geldiğince destek  olup,  onların seslerini Ankara halkına ve duyarlı insanlara ulaştıracağımızı belirttim. Hem ağlayıp hem bütün duyarlı insanlara sitem ediyordu. On beş dakika kadar ayakta sohbet ettik.Teselli etmeye çalıştım. Eylem alanına gelmek için eşini ikna etmeye çalıştığını söyledi. Eşi kendisine eşlik etmeyince kızını bekleyip onunla gelebildiğini  tekrar anlattı. Eşinin kendisine eylem alanına (sağlığından dolayı) gitmemesi yönündeki  sözlerini dinlemediğini gururla anlatıyordu. Gelmesinin direnen işçiler için önemli olduğunu belirttim. E-mail adreslerini isteyip bunu dile getirip yazacağımı  ve kendilerine de bu yazının örneğini  göndereceğimi söylediğimde çok sevindiler.

Adı Deniz.-Ben yetimim. Benim babam yok. Yetiştirme yurtlarında büyüdüm,diyordu.Adana çadırında Fadime isimli Osmaniye’li  kadın işçiyle foto-röportaj yaparken çadıra yanaşıp, poşetten sigara çıkarttığını gördüm. Çok kısık sesle en yakın erkek işçiye almasını söylüyordu. Ancak şaşırmış durumdaki işçi arkadaşlarına baktı. Sanki alayım mı, diye sorar gibiydi. O sırada az ileride çadırın içerisindeydim. Kadın işçi ,ses kaydedicime konuşuyordu. Konuşmaya ara verip kadını içeriye davet ettim. Çadırların etrafı kapalı olmadığı için yan taraftan geldi.-Neden,  diye sorduğumda,-Ben yetimim, bana sahip çıkacak kimsem yok. Devlet  bana babalık yaptı, işe aldı.4-c’li olursam nasıl yaşarım diye kendim için kaygılanıyorum. Bu nedenle kalan paramla ne yaparım diye düşünürken aklıma sigara almak geldi. Marketten poşet dolusu sigarayı aldım dağıtarak geldim.-Çünkü bu işçiler değil de, bende burada olabilirdim, diyerek ısrarla çadırdakilere sigaralarından verip, diğer çadırlara yöneldi.

 

Afsad Hakkında

 

 

 


www.afsad.org.tr

TEL:   0 312 4172115

FAKS: 0 312 4172116

GSM:  0 533 7388208

 

 Afsad Hakkında   

AFSAD’ın kuruluşu, o dönemdeki Çağdaş Sahne Kültür Merkezinin kültürel etkinliklerinden biri olan fotoğraf çalışmalarının hızla gelişmesi sonucunda çıkan bir fikirle olur ve bu fikir 1977 yılında bir fotoğraf derneği kurulması etkinliğine dönüşür. Derneğin kurucuları arasında Sinan Çetin, Merter Oral, Alparslan Aydın, Celal Ertem, Özcan Yurdalan, Ercan Öztürk, Bülent Demirel ve Cüneyt Ayral yer alır. Beş ay süren kuruluş çalışmalarının sonunda Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği (AFSAD), 03.09.1977 tarihinde ilk genel kurulunu yaparak resmen faaliyetlerine başlar. İlk yönetim kurulunda, Sinan Çetin, Kemal Cengizkan, Ercan Öztürk, Özcan Yurdalan, Alparslan Aydın, Bülent Demirel, Sevim İpekçi, Celal Ertem, Aydın Ener yer alır.

Yıllara göre yönetim kurulu başkanlıkları şu isimler tarafından yürütülmüştür:
 
 1977–1977 Sinan Çetin
 1977–1979 Fikret Otyam
 1979–1981 Kemal Cengizkan
 1981–1982 Ali Rıza Akalın
 1982–1985 Kemal Cengizkan
 1985–1986 Ahmet Tolungüç
 1986–1988 Rıza Arat
 1988–1989 Alparslan Aydın
 1989–1990 Melih Vurkır
 1990–1992 Dursunali Sarıkoç
 1992–1994 İsa Özdemir
 1994–1995 İbrahim Göğer
 1995–1997 Mehtap Yıldız
 1997–1998 Ali Rıza Akalın
 1998–1999 Cengiz Oğuz Gümrükcü
 1999–1999 Cengiz Engin
 1999–1999 Feridun Meriç
 1999–2000 Serpil Yıldız
 2000–2001 Alparslan Aydın
 2001–2002 Serpil Yıldız
 2002–2003 Gülser Günaydın
 2003–2004 Gülser Günaydın
 2004–2005 Gülser Günaydın
 2005–2006 Gülser Günaydın
 2006–2007 Ahmet Gökhan Demirer
 2007–2008  Ahmet Gökhan Demirer
 2009 -- 2011 Gökhan Bulut
 
Bugüne kadar birbirinden farklı beş adreste konumlanan dernek, 2002 yılından itibaren faaliyetlerini Büklüm Sokak’taki adresinde sürdürür.

Derneğin ilk kuruluş yıllarında Türkiye'de karmaşa düzeni hâkimdir. Yaşam koşulları zorludur; ancak dernekte işler inançla ve coşkuyla yürütülür. Dernek çatısı altında fotoğrafa gönül verenler, bir yandan AFSAD’ın durması gereken toplumsal ve kültürel yeri tartışır, diğer yandan tüm olumsuzluklara rağmen, derneğin varlığını sürdürmesi için çalışır.

1978, AFSAD için verimli bir yıl olur. Daha sonra geleneksel hale getirilmiş olan AFSAD Fotoğraf Sempozyumları’na öncülük edecek olan bir fotoğraf toplantısı, “Türkiye'de Fotoğraf Sanatının İşlevi” adı altında gerçekleştirilir. Yine bu yılda, yani derneğin kuruluşunun daha ikinci yılında “Fotograf” dergisi çıkartılmaya başlanır. Bu yayın, 1993 yılına dek çeşitli aralıklarla, fakat aynı isimle basılmaya ve dağıtılmaya devam eder. 1978 yılında son olarak, bir fotoğraf derneğinin, fotoğrafı kitlelerle buluşturmasındaki en zaruri etkinlik olan fotoğraf sergilemesi, ilk olarak gerçekleştirilir ve gezici sergi “Selam Yaratana” halkın ve sanatseverlerin beğenisine sunulur.

Kurulduğu tarihten beri fotoğrafın yaygınlaşması, fotoğrafçıların dayanışma ve işbirliğinin sağlanması, kuramsal ve teknik gelişmelerin izlenebileceği platformların oluşturulması amacıyla etkinliklerini sürdüren AFSAD, 1991 yılında “kamu yararına çalışan kurumlar” arasına kabul edilir. Halen, Türkiye’nin ilk ve tek “kamu yararına çalışan fotoğraf derneği” unvanını elinde bulundurmaktadır. AFSAD, Fotoğraf Sanatı Federasyonu, GESAM, Sivil Toplum Kuruluşları Birliği ve Ankara Kültür Platformu'na üyedir; Sanatçılar Kurultayı delegesidir ve Eğitim Hakkını Savunma Komitesi’nin destekçi üyesidir.

İlk yıllarında fotoğraf temelli etkinlikler gerçekleştirmekle işe başlayan AFSAD, aynı zamanda bir sivil toplum kuruluşu olmanın gerekliliklerini yerine getirerek, günün koşullarına paralel, toplumsal konulardan ilham alan etkinlikler de yapar. Yurt içi ve dışında birçok önemli sergi, gösteri ve projeye imza atan Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği ilk fotoğraf etkinliğine, gezici çadır sergileri ile başlar. Sanatı sergi salonlarından çıkartarak, geniş halk kitlelerine ulaştırmak gibi alternatif bir anlayışı ilke edinen AFSAD, 2002 yılından beri sokak sergilerini yeniden düzenlemektedir. AFSAD’ın yeni açıldığı, sanal iletişimin olmadığı, yayın koşullarının teknik olarak gelişmediği yıllarda, fotoğrafların paylaşılabilmesi ve fotoğrafçıların birbirini tanıması amacıyla sürekli olarak dia gösterileri düzenlenir, sergi değişimi projeleri yapılır.

İlk günlerde fotoğraf seminerlerine katılanlara, teksir makinesiyle çoğaltılarak dağıtılan ders notları birleştirilerek, 1988 yılında toplu olarak yayımlanır. Eğitim konuları, teknolojik gelişim paralelinde değişse de AFSAD Temel Fotoğraf Eğitimi çalışmalarını aralıksız olarak sürdürür ve eğitim ders notlarını sürekli olarak güncellemeye devam eder.

Fotoğraf sanatının toplumsal işlevini yerine getirme ilkesiyle kurumsallaşan AFSAD, fotoğrafla ilgili her türlü çalışmaya kucak açarak, sergi ve gösterilerde izleyicilerle fotoğrafı buluşturur. Dergiler yayımladı, kuramsal çalışmalar yaparak sempozyumlar düzenler. Kaybolan Değerlerimiz, Ankara, GAP Projesi, Çalışan Çocuklar ve bunun gibi pek çok toplumsal konuda belgesel projeler yürütür.

AFSAD demokratik sivil toplum kuruluşu olmanın bilinciyle, çalışmalarını olası en geniş kitleye ulaştırabilme ilkesiyle, iz bırakan dostlukların kurulduğu, birlikte yaşlanma sözlerinin verildiği, iyi ve kötü anıların paylaşıldığı bir mekân olarak, genç soluklarla yoluna 1977’den beri devam etmektedir...
 
AFSAD'IN FAALİYET ALANLARI:

Fotoğraf Eğitimi
Sergi ve Gösteriler
Projeler
Sosyal Etkinlikler
Kuramsal Çalışmalar
Yayınlar
Kısa Film Eğitimi
 
   

EĞİTİM FAALİYETLERİ
1- FOTOĞRAF SEMİNERLERİ:

AFSAD, kuruluşundan bu yana Türkiye'de fotoğraf sanatının yaygınlaştırılması için aralıksız eğitim çalışmaları yapmaktadır. Fotoğrafa yönelik eğitim faaliyetleri üç aşamalı olarak sürdürülmektedir.

İlk aşamayı oluşturan ve üç bölümde verilen Fotoğraf Temel Eğitim Seminerleri'nde, fotoğraf tarihi, fotoğraf makineleri, objektifler, filmler, görüntü, ışık ve renk, flaş ve filtreler konuları işlenmekte ve çekim gezileri yapıldıktan sonra katılımcıların çektikleri fotoğraflarla geniş kapsamlı değerlendirmeler yapılmaktadır. Karanlık Oda Seminerleri, iç ve dış mekan çekim uygulaması, siyah-beyaz film yıkama ve basma tekniklerini ve pratik uygulamaları içermektedir. Bu temel eğitimlere ek olarak, Sayısal Fotoğraf ve Sanat Tarihi seminerleri de eğitimin ilk aşamasında yer alır.

İkinci aşamada verilen İleri Düzey Fotograf Eğitim Seminerleri ise, fotograf çekim teknikleri; uygulama karşılaşılan sorunların değerlendirilmesi; fotoğrafta portre ve özportre; karanlık oda ileri teknik uygulamaları; fotoğraf okuma; kompozisyon; ışık ve fotoğraf; stüdyo fotoğrafçılığı; "zone" sistem; gibi konular ayrı seminerler şeklinde, yıl içine yayılan belirli bir program dahilinde işlenmektedir.

Ayrıca, Anlamlandırma, Sanat Felsefesi Kapsamında Görüntü Felsefesi, Sanat Nedir?, Estetik, ve bazı özel baskı teknikleri konularında da akademik ya da uzman kişilerin verdiği seminerler düzenlenmektedir.

Eğitimin üçüncü aşamasını Atölyeler oluşturmaktadır. Fotoğraf Eğitim Seminerleri'ni tamamlayan kişilerin, fotoğrafta kuramsal, teorik ve pratik anlamda daha da ilerlemesini sağlamak üzere, her biri kendi konularında yetkin atölye şeflerinin önderliğinde yürütülmektedir. Atölye çalışmaları, her yılın sonunda en az bir sergi ya da fotoğrafik bir ürünün sunumuyla tamamlanır.
 

2- KISA FİLM ve BELGESEL YAPIM SEMİNERLERİ:

Amaç, katılımcılara genel olarak sinema, özel olarak da kısa film ve belgesel yapımı konusunda teknik dahil kuramsal bilgiler vermek, bununla ilgili uygulamalar yapmak ve kısa film ve belgesel üretiminin tüm aşamalarında yer almasını sağlamaktır. Sinema Sanatı ve İşleyişi İlkeleri, Kısa Film, Kamera Kullanımı, Senaryo Yazımı, Oyuncu Yönetimi ve Mekan Seçimi, Sinemada Kurgu, Belgesel, Ses, Deneysel sinema, Işık gibi konular işlenmekte, pratik uygulamalar yapılmaktadır. Digital Video kamera ve aksesuarları, Video monitör ve aksesuarları, Tripod, Kurgu ünitesi ve odası, Işık sistemi ve Ses cihazları donanımlarını, AFSAD seminer katılımcılarına sağlamaktadır.

4- SERGİ ve GÖSTERİLER:

4/1- ULUSAL SERGİLER

1983 yılında ilk değerlendirme ve sergisi gerçekleştirilen "AFSAD Ulusal Fotoğraf Sergileri" 1995 yılına kadar yarışma niteliği taşıdı. 1990'lı yılların ikinci yarısından itibaren hiçbir sanat yapıtının bir yarışma ortamında değerlendirilemeyeceği görüşünü benimseyen ve savunan AFSAD, 1995 yılından itibaren Ulusal Sergileri ödülsüz ve değerlendirmesi izleyiciye açık olarak yapılan prestij sergilerine dönüştürmüştür. AFSAD Ulusal Fotoğraf Yarışma ve Sergileri bugüne kadar aşağıdaki başlıklar altında düzenlenmiştir.
 

1983 Kaybolan Kültür Değerlerimiz
Kent ve İnsan
Gençlik
Barış
Konut ve İnsan
Emek
Bilim ve Sanat İnsanlarımız 1
Bilim ve Sanat İnsanlarımız 2
Arabesk
Kreatif / Doğa
Zaman / Bilim ve Sanat İnsanlarımız 1
Memleketimden İnsan Manzaraları
Serbest
Serbest
Para
Serbest
 
  
4/2- ULUSLARARASI SERGİLER:

Fotoğrafın ortak dili ile farklı kültürlerin birbirini tanıması amacıyla bir çok ülkeyle (ABD, Almanya, Hollanda, Belçika, Azerbaycan, Türkmenistan, Kazakistan, Özbekistan. Kuveyt, Çin) karşılıklı sergiler, saydam gösterileri, söyleşi ve tanışma toplantıları düzenlemiştir.

AFSAD'ın Ankara'da gerçekleşen bir çok etkinliğinde yabancı kültür dernekleri (Alman, Fransız, İngiliz ve Amerikan-Türk Kültür Dernekleri) AFSAD'a destek vermektedirler.

4/3- YIL SERGİLERİ:

AFSAD her 2-3 yılda, tüm üyelerinin 1'er fotoğrafla katılmasına özen gösterdiği, kendi fotoğrafik portresini ve yıllar içinde gelişimini ifade eden Yıl Sergileri yapmaktadır. Bu sergiler daha sonra albümlere dönüştürülmüştür. Son olarak, 28. Yıl Sergisi açılmış ve "DOKSAN BEŞ ÜÇ 100 SEKSEN" adlı sergi albümü yayınlanmıştır.

4/4- ATÖLYE SERGİLERİ:

Atölyede yürütülen çalışmaların sonunda oluşan sergiler ses getirici yetkinlikte olabilmektedirler.

4/5- SEMİNER SONU SERGİLERİ:

AFSAD'da İleri Düzey Fotograf Eğitim Seminerleri sonunda eğitmen ve seminer katılımcıları, temel eğitim ve karanlık oda seminerlerinde öğrendiklerini en iyi şekilde uygulamaya çalışarak çektikleri ve bastıkları fotoğraflardan oluşan bir prestij sergisi açmaktadırlar.

4/6- AYIN FOTOĞRAFLARI SERGİLERİ:

Ayın fotoğrafı sergileri, genellikle üye ve aday üyelerin katılabildiği, eğitim amaçlı bir eğitim etkinliğidir. Her ayın sonunda bu etkinliğe katılmak üzere verilen fotoğraflar, fotoğraf alanında yetkinleşmiş kişilerce, katılımcıların da izlediği bir ortamda değerlendirilir ve sergilenecek fotoğraflar seçilir. Seçilen fotoğraflar Dernek sergi salonunda, derneğin web sayfasında izlenime sunulur. Ayrıca bu fotoğrafların tamamı dernekte arşivlenir. Bu etkinlik sayesinde, fotoğraf ustalarıyla, fotoğrafa özellikle yeni başlayanlar buluşturulur ve ustaların birikimlerinden yararlanılması sağlanır.

4/7- ÜYE SERGİLERİ:

AFSAD üyeleri bireysel olarak fotoğrafik çalışmalarını, dernek sergi salonunda ya da başka galerilerde açabilirler. Bu sergiler AFSAD'ın önderliğinde yapılan organizasyonlarla düzenlenmektedir.

5- SÖYLEŞİ VE GÖSTERİLER:

AFSAD, her ay düzenlediği "Ayın Fotografları Değerlendirmeleri" etkinliğine birer ay arayla, dernek dışından veya Ankara dışından fotoğraf ustalarımızı seçici olarak misafir etmektedir. Ek olarak, bu misafir ustaların çalışmalarının da sunulduğu gösteriler ve söyleşiler düzenlemektedir. Zaman zaman yurtdışından fotoğraf sanatçıları da misafir edilmekte, onlarla Workshop çalışmaları da yapılmaktadır.

6- KISA FİLM ETKİNLİKLERİ:

Belgesel, kısa film, tanıtım ya da uzun metraj vb türde üretim yapanlarla izleyicileri bir araya getirmek amacıyla; ulusal film festivallerinden gösterimler, uzun metraj filmler üzerinde tartışmalar yapılmaktadır. Kısa film yapan ya da filmin yapılmasına katkı yapan kişilerle söyleşiler de yapılmaktadır.

7- PROJELER:

7/1- GAP PROJELERİ:

GAP'la gelen değişimin belgelenmesi çalışmalarına, 1989 yılında, AFSAD - Akpınar A.Ş. işbirliği ile gerçekleştirilen ve SUYA ÖZLEM adını taşıyan sergi ile başlanmıştır. 1995 yılından itibaren Cumhurbaşkanı'nın himayelerinde ve Başbakanlık GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı ile AFSAD işbirliğinde devam eden ve bölge coğrafyasında, bölgenin ekonomik ve kültürel yapısında ve yöre insanı üzerinde yaratacağı değişimleri fotoğraflarla irdeleyen farklı projelerle BİR FIRAT ÖYKÜSÜ, DÖRT MEVSİM GAP, SÖZÜMÜZ GAP ÜSTÜNE, GAP'TA KADIN VE ÇOCUK, SUYA KARIŞAN HAYAT, HAYATA KARIŞAN SU, GAP'TA 10 YILLIK BİRİKİM sergileri gerçekleştirilmiştir.

Proje sahibine iletmek istediğiniz mesajı form aracılığıyla gönderebilirsiniz.

Adınız:[ ! ]
Soyad:[ ! ]
E-Mail:
Konu:
Mesajınız:
Onay Kodu: Captcha
Onay Kodunu Girin:[ ! ]
 



Share



   


COG Sitesi için tıklayın. Tasarım: CANDENİZ Bu işin arkasında kimler var ! Sitenin tüm bölümlerini birlikte gör.