Ana Sayfa > Projeler > Roma - Ömer Gücük



Roma - Ömer Gücük

OmerGucuk0_(01).jpg
OmerGucuk0_(02).jpg
OmerGucuk0_(03).jpg
OmerGucuk0_(04).jpg
OmerGucuk0_(05).jpg

OmerGucuk0_(06).jpg
OmerGucuk0_(07).jpg
OmerGucuk0_(08).jpg
OmerGucuk0_(09).jpg
OmerGucuk0_(10).jpg

OmerGucuk0_(11).jpg
OmerGucuk0_(12).jpg
OmerGucuk0_(13).jpg
OmerGucuk0_(14).jpg
OmerGucuk0_(15).jpg

OmerGucuk0_(16).jpg
OmerGucuk0_(17).jpg
OmerGucuk0_(18).jpg
OmerGucuk0_(19).jpg
OmerGucuk0_(20).jpg

OmerGucuk0_(21).jpg
OmerGucuk0_(22).jpg
OmerGucuk0_(23).jpg
OmerGucuk0_(24).jpg
OmerGucuk0_(25).jpg

OmerGucuk0_(26).jpg
OmerGucuk0_(27).jpg
OmerGucuk0_(28).jpg
OmerGucuk0_(29).jpg
OmerGucuk0_(30).jpg

OmerGucuk0_(31).jpg
OmerGucuk0_(32).jpg
OmerGucuk0_(33).jpg
OmerGucuk0_(35).jpg
OmerGucuk0_(36).jpg

OmerGucuk0_(37).jpg
OmerGucuk0_(38).jpg
OmerGucuk0_(39).jpg
OmerGucuk0_(40).jpg
OmerGucuk0_(41).jpg

OmerGucuk0_(42).jpg
OmerGucuk0_(43).jpg
OmerGucuk0_(44).jpg
OmerGucuk0_(45).jpg
OmerGucuk0_(46).jpg

OmerGucuk0_(47).jpg
OmerGucuk0_(48).jpg
OmerGucuk0_(49).jpg
OmerGucuk0_(50).jpg
OmerGucuk0_(51).jpg

OmerGucuk0_(52).jpg
OmerGucuk0_(53).jpg
OmerGucuk0_(54).jpg
OmerGucuk0_(55).jpg
OmerGucuk0_(56).jpg

OmerGucuk0_(57).jpg
OmerGucuk0_(58).jpg
OmerGucuk0_(59).jpg
OmerGucuk0_(60).jpg
OmerGucuk0_(61).jpg

OmerGucuk0_(62).jpg
OmerGucuk0_(63).jpg
OmerGucuk0_(64).jpg
OmerGucuk0_(65).jpg
OmerGucuk0_(66).jpg

OmerGucuk0_(67).jpg
OmerGucuk0_(68).jpg
OmerGucuk0_(69).jpg
OmerGucuk0_(70).jpg
Untitled_HDR2.jpg

 

SÜRPRİZLER ŞEHRİ ROMA

“Tutto a posto ma niente in ordine” der İtalyanlar. Tam tercümesi “herşey yolunda ama hiçbir şey yerinde değil”dir. Aslında bu ülkenin Akdeniz sıcaklığının bir ürünüdür bu sözler. Bence ayrıntılardaki karmaşanın genelde düzenli hale geldiği en güzel şehirlerden biri Roma’dır. Buna katkıda bulunan bir diğer unsur belki de şehrin ihtişamlı tarihi ile adeta görkemli bir açık hava müzesi olmasıdır. Tarihi yok etmek yerine yeni Roma bu tarihin içine yerleşmiştir. Roma’nın merkezinde eski şehir ile yeni şehir bir bütündür. “Centro Storico”-yani tarihi merkez- antik çağdan kalma olmasa da birkaç asırlık binalarla çevrilmiştir. Şehrin en modern binaları ise üçüncü halkada yer alır.

Her ne kadar etrafta araç ve yaya karmaşası yaşansa da, Roma sanki yürüyerek gezilmek için yaratılmıştır. Her sokağı ayrı bir tablodur. İtalyanlar taş yapı ile doğayı mükemmel bir estetikle birleştirmişlerdir. Çiçek ve tahtaların doğru yerlerde başarılı bir şekilde kullanımı, küçük ama narin bazı detayların betonun soğuk havasını bir anda yok etmelerine yardımcı olmuştur.

Roma’da tarihi merkezin sokaklarında yürümek etrafta dolaşan araba ve motosikletlere rağmen büyük bir zevktir. Tüm bu karmaşanın içinde dar ve bir arabanın ancak geçebildiği sokaklar küçük arabalar tarafından işgal edilmektedir. Bu arabaların önünde, arkasında ve boş bulunan her mekânda motosikletler park etmek üzere adeta yarış halindedirler. Park etmek için dar alanın bu kadar iyi kullanıldığı bir başka Batı şehri bulmak zordur diye düşünüyorum.

Güneşin dahi girmekte zorlandığı bu dar yollarda gezinirken sokağın sonunda karşınıza çıkacak hoş bir meydan veya başka ilginç bir sokak, gezinizi bir anda büyük bir keşfe dönüştürür. Küçük bir çeşme veya fıskiyeli bir havuzun bulunduğu meydan sizi bir anda karanlık sokağın gizemlerinden tatlı bir coşkuya götürür. Roma’da her havuz ve fıskiye ayrı bir sanat eseridir ve adeta bulunduğu mekânla bütünleşmiştir.

Roma’da yürürken bir sonraki köşede karşınıza çıkacak hoş bir sürprizi büyük bir heyecanla beklersiniz. İkibin yıllık kocaman bir heykel ayağı, küçük bir “Cinque Cento”nun hemen yanı başında bir evin duvarının dibinde, asırlar önce taşıdığı muhteşem heykelin kaybolmuş bedenini arar gibidir.

Sokaklara ve antik kalıntılara ayrı bir sıcaklık kazandıran bir diğer güzellik etrafı saran onca gürültü ve karmaşa içinde kendine hep en uygun köşeyi bulan ve tatlı tatlı uyuyan kedilerdir. Belki de en çok kıskanılacak olan kediler demek daha doğru. Antik Romalıların gezdikleri ve yaşadıkları ihtişamlı kalıntılarda, şimdilerde, rahatça dolaşırken buraların yeni efendileri biziz edası ile yürürler. Günümüzde turistlerin sayısının astronomik rakamlara ulaşması nedeniyle harabeleri korumak için konulan engellerin arkasında bu boş alanların tek sakinleri gerçekten de kedilerdir.  

Roma kiliseler şehridir. Pagan dönemden kalan harabeler, Hıristiyanlığın Roma İmparatorluğunun resmi dini olması sonrasında değişime uğrasalar da üzerlerinde değişik dönemlerin sembollerini taşırlar. Aslında, geçmiş binaların ihtişamlı kalıntılarının birçoğu, daha sonraki dönem, eserlerin yapımında kullanılmıştır. Buna rağmen eski Roma İmparatorluğunun mimarlarının en çok kullandıkları mermerlerden arta kalanlar bile, geçmişte bu şehrin ne kadar görkemli olduğunu anlamamıza yardımcı olur.

Antik Roma’nın, modern Roma’nın ortalama 18 metre altında kaldığı bilinmektedir. Bu nedenle şehrin herhangi bir yerinde kazı yapıldığında eski bir Roma evine ya da sokağının izlerine kolayca rastlamak mümkündür. Turistlerin gruplar halinde gezdikleri antik şehir kalıntılarının haricinde Roma’nın yeraltında adeta başka bir dünya vardır. Sadece arkeoloji gruplarının gezebildiği bu mekânlar antik Roma’nın kalbine giden yollar gibidir.

ROMA: “Tutto a posto ma niente in ordine”

Proje sahibine iletmek istediğiniz mesajı form aracılığıyla gönderebilirsiniz.

Adınız:[ ! ]
Soyad:[ ! ]
E-Mail:
Konu:
Mesajınız:
Onay Kodu: Captcha
Onay Kodunu Girin:[ ! ]
 



Share



   


COG Sitesi için tıklayın. Tasarım: CANDENİZ Bu işin arkasında kimler var ! Sitenin tüm bölümlerini birlikte gör.